Yorumlar eren akbal yeni anladınız adam olduğunuümmet Cok güzel anlatilmis sag olun.Insanin bir dava adamini anlatmasi korkulacak bir vaaka degildir.Türkcülük kafatascilik asla.zaman geldi Baris manco, Cem Karaca icinde ayni duygulari paylastik.imanla ölen Tüm gecmislerimize Allah rahmet etsin.Kul SADİ Allah rahmet eylesin.Adamı yattığı yerde rahat bırakın.Adam gibi Adam hakkında bilir bilmez konuşmayın ayarsız su kuşları.erhan aramizda bu kadar ulkucunun ne isi var?
turkculuk kurtculuk gunahtir, ayiptir...eski solcu Faşiştlik matah bir şey değildir, böyle övgüler yersiz.Bu Adama Dikkat ! BBP'yi Bir Terör Örgütüne Dönüştürmeye Çalışanlar Var! Özellikle Bu Adama Dikkat!...13 Aralık 2007...
ULU ÇINAR; KADİR MAHİR DAMATLAR!
Ankara'da bir meşale gibi etrafına ışık saçan Kadir Mahir Damatlar hergün çok sayıda Ülkücü tarafından ziyaret ediliyor. Bir tutkal gibi her Ülkücüyü birbirine yapıştırma gibi kutsal bir vazifenin tabii temsilcisi olan Damatlar, aralıksız olarak hizmeti kendisine şiar edinmiş.
Kadir Mahir Damatlar, Başbuğ'un gençlik danışmanı olarak teşkilatçılık yaptığı günlerdeki enerjisini artırarak devam ettiriyor.
Vatan Cephesi'nin gönüllüsü olan Ülkücüleri biribirine perçinlemek görevini dün layıkı ile yapan Damatlar, bugün de 'aksakal' olarak aynı vazifeyi kendiliğinden yerine getiriyor.
İşte bu bağlamda bir ziyaret de Türkistan'dan yeni dönen Yusuf Ziya Arpacık tarafından yapıldı. İstanbul'dan gelen Ülkü Erleri Kadir Mahir Damatlar'ı ziyaret edip aynı gün geri döndüler.
Görüntüler;..
http://www.ulkum.com/arsiv/(/a/61.htm
BBP'yi Bir Terör ve ETÖ'nün silahlı kanadına dönüştürmeye çalışanlar var!..Özellikle bu web Sitesine Dikkat: http://www.milliyetciler.de/Forums-file-viewtopic-t-4142
İşte bu adam en mahrem BBP Toplantılarına nasıl sızmış ve sızmaya çalışıyor?..Tarih: 15. Nisan 2008. Haber-Yorum: "KIZILCAHAMAMDAKİ İSTİŞARE TOPLANTISINDAN ALINTIDIR"
"Birçok önemli ismin bulunduğu istişare toplantısında dikkat çekici bir kişi üzerinde özellikle durmak istiyorum. BBP’nin kuruluş yıllarında bütün aktivitesiyle kendisini ortaya koyan, YAZICIOĞLU’nun gençlik yıllarından beri birlikte yürüdüğü, BBP’liler arasında siyasetçi kimliğinden ziyade ‘Abi’ payesiyle anılan ve çok sevilen ve de belli bir süredir siyaset ve düşünce mesaisini ziyadesiyle kendi belirlediği çerçevede yürüten Kadir Mahir DAMATLAR’ın bu toplantıda bulunması; özleyenlerin özlemini gidermesine vesile olduğu kadar bulunduğu yere heyecan ve aksiyon getirmesi özelliğiyle de ayrı bir renk kattı. BBP’nin varlık ve hayat hücrelerinden biri olan K.Mahir DAMATLAR’ın yeterince dinlendiği ve artık taşın altına elini koyması gerektiğini düşünenlerin sayısı hiç de azımsanmayacak bir derecedeydi. Hoş, BBP’ ye aşk ile bağlı olduğundan kimsenin kuşku duymadığı K. Mahir DAMATLAR, son yıllarda siyasete uzak gibi görünse de her durumda çeşitli şekillerde mücadelenin içinde olmuştu. Dolayısıyla bir kısım kem niyetlerin karşılıksız olduğunu ispat etmesi ve BBP’nin ilk günden bu güne kadrolarının birlikte ve beraber aynı yolda yürüdüğünü göstermesi açısından K. Mahir DAMATLAR’ı bu toplantıda görmek birçok katılımcı gibi beni de çok mutlu etti. Şahsım adına, ilk gençlik yıllarımda tanıştığım ama son yıllarda pek görüşme imkânımız olmasa bile farklı bir saygı ve sevgiyi hak ettiğini düşündüğüm ve idealist duruşuna her zaman muhabbet beslediğim, asla değişmeyen mütevazı ve samimi tavırlarıyla herkesle müstesna bir bağ kurmasıyla çok imrendiğim K.Mahir DAMATLAR’ın gözlerindeki heyecan ve yüreğindeki neşeden de BBP’nin şanlı kervanından hiçbir zaman kopmasının mümkün olmadığını bir kez daha anladığımı ifade etmeliyim. Ayrıca, onun YAZICIOĞLU’nu ne kadar çok sevdiğini ve derin duygularla bağlı olduğunu sohbetimiz sırasında ikrarlarındaki satır aralarından çıkarmak ve klasik ülkücü duygusallığından anlamak çok zor olmadı."
NOT: Ökkeş de bu adamla hareket ediyor!ALINTI BBP'ye Çok Yakın Bir İsim, Anayurt'ta yazdı: Ali Rıza Bey’in resmi...
Bu hafta başında değerli dostum Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş ile birlikte ilk olarak İstanbul’da Harbiye Orduevi’nde Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı tarafından yapılan bir toplantıya katıldık.
Bu toplantı Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver’in açış konuşmasıyla başladı. Toplantıya katılanlar arasında Harp Akademileri Komutanı Hv. Orgeneral Hasan Aksay, İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak, Uzman Psikolog Alanur Özalp ve adını sayamadığımız bir çok önemli kişi bulunmaktaydı.
Türk basın hayatının önemli isimlerinden biri olan Bedii Faik’in Atatürk hakkında yaptığı konuşma ve verdiği bilgiler son derece önemli ve çarpıcıydı.
Atatürk denince ilk akla gelen isimlerden olan Falih Rıfkı Atay’la uzun yıllar dost olan ve birlikte çalışan Bedii Faik konuşmasını ve hatıralarını genel olarak Atatürk üzerine yoğunlaştırdı ve bu konuda ilginç şeyler söyledi.
Bedii Faik’in Atatürk ile ilgili verdiği bilgiler ilk olarak Selanik günleri ile ilgiliydi. O’nun verdiği bilgilere göre Atatürk’ün Selanik günleri ile ilgili bilgiler yok denecek kadar azdı. Hatta bu konuda araştırma yapmak üzere Atatürk Osmanlıcası çok iyi olan Niyazi Tevfik Yükselen’i göndermiş, Niyazi bey yaptığı araştırmalarda kayda değer bir şey bulamamıştı. Çünkü o döneme ait bütün kayıtlar Yunanlıların 1912’ de Selanik’i işgali sırasında yakılmıştı. Bu nedenle Atatürk’ün Selanik günleri ve ailesi hakkında herhangi bir kayıt bulunamadı.
Bedii Faik’in bu konuda söylediği en dikkat çekici şey, Atatürk’ün babası Ali Rıza Bey ile ilgili olanıydı. Çünkü onun söylediğine göre Atatürk’ün babası Ali Rıza Bey olarak bilgimiz resim Ali Rıza Bey’e ait değildi. Bu resim Cumhuriyet döneminde uydurulmuş ve Atatürk’ün babası Ali Rıza Bey diye kitaplara konulmuştu.
Bu konuyu çok iyi bilen Bedii Faik ve Falih Rıfkı Atay, resmi yayınlarında kullanan Türk Tarih Kurumunu 1940’lı yıllarda bir yazı yazarak ikaz etmişler ve T.T.K’da bu yazı üzerine bu resmi bir daha kullanmamıştı.
Bedii Faiik bugün 87 yaşında ve verdiği bu bilgiler dışında çok değerli şeyler anlattı.
Bu toplantıdan sonra Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş ile birlikte değerli dostum Ara Topakian babası Dikran beye geçmiş olsun ziyaretinde bulunmak için Surp Agop Hastanesi’ne gittik.
Ümitsizliği dışında her şeyi iyi olan Dikran Bey inşallah kısa zamanda sağlığına kavuşacak.
Bu ziyaret sırasında aynı hastanede bulunan ve geçen yıl Roma’da geçirdiği bir tren kazası sonucunda ağır bir şekilde yaralanan tedavisini ülkemize dönerek devam ettiren Vatikan’ın İstanbul Temsilcisi Monsenyör Georges Marovitch’de geçmiş olsun dileklerimizi ilettik.
Evinde merdivenlerden düşen ve tedavisinin son günlerinde bu hastanede bulunan Katolik Ermeni Cemaati Temsilcisi Ohannes Çolakyan geçmiş olsun ziyaretinde bulunduğumuz son kişiydi.
Allah’tan ziyaret ettiğimiz bütün dostlarımıza acil şifalar diliyor ve bir an önce eski sağlıklı sıhhatli günlerine dönmelerini temenni ediyoruz. Ahmet ALMAZ:19 Kasım 2008 Çarşamba . http://www.anayurtgazetesi.com/default.asp?page=yazar&id=2988
Zübeyir Güngör Uslu Muhsin Yazıcı Oğlu’na dua ile… (ağıt)
*** Duyun gönül erleri.***
Bir Alperen öldü mü, acun ıssız kaldı mı?*
Hak fermanı indi mi, emin ruhun aldı mı?
Kara çadır geldi mi, oban feryat saldı mı?*
Sivas dizin dövdü mü, şimdi yürek yırtılır,*
***
Ömür verdi ülküye, gözü pekti Muhsin can,*
Çileler yıldırmadı, koştururdu an be an,*
Yusuf’ iye oldu dam, gözyaşları oldu kan,*
Milli ruh Şehbal açtı, Ruh Rahmete katılır.*
***
Duyun gönül erleri, yas bürüdü dağları,*
Ya şehittir ya gazi, köz yakıyor sağları,*
Dağ, ova lâl kesilmiş, kim açacak bağları,*
Kor düştü can evine, nasıl rahat yatılır,*
***
Aşık Uslu dua et, cümle yiğit zordadır,*
Muhsin ihsana ersin, dost yaranlar zardadır,*
Alperenler döş döver, başlar kahır kardadır,*
Şahadet ya afiyet, ateş kalbe atılır.*
***
Ham Aşık Uslu Niksarî (Zübeyir Güngör Uslu)
Ay yıldız Fm & www.ayyildizfm.com
Gen.Yay.Yön. ( 0542.423 00 56 )
26.03.2009 09:32 Samsun
selahattin eneteresan bir sekilde herkesin bir zamanlar ulkucu oldugu ve de bilinc altinda halen bunu sakladigini gorduk bu olaydan sonra. benim sizleri okumamin tek sebebi dini gorusumun sizinle gorebildigim kadariyla paralel olmasi. Muhsin beyi ben de cok severdim, fakat bahceliyi ve de turkesi neden sevmiyorsam o sebepten severdim. yoksa alperenlikle ulkuyle isim olmaz. milliyetcilik sacmaligi islami camiaya bulasti bulasali midem kalkmaya basladi. mustear olarak botan agir filan yazsam bayagi bir insan giydirirdi, o sebepten selahattin yazdim, o da eyyubiyi cagristiriyor gerci. dindar bir insanin kendi milletini sevmesinde beis yok, fakat her gun benim gibi guneydogulu insanlari fazlasiyla rencide eden onlarca yazi cikiyor. ne yapayim ben de mi daga cikayim?Medaiirin üzeri örtülmesin Sehidimizi verdik, kadere riza gösteriyoruz ama katillerin de bulunmasi gerekiyor. Suikast olma ihtimali de var ama ortada bir de medair-dogan rezaleti var. sedat yolcu reısım ruhun şaad olsun yazacak bışey de bulamıyorum allah(c.c.)sevdıdıgı kuluymuşsun.KABRIN PİRNUR MEKANIN CENNET OLSUNzafer aslan Hayatında bir kere miilete tepeden bakmaya seni zorla razı ettiler.Ama kader razı olmadı Muhsin AĞABEY.Senin cesedin bile milyonlarca 'mezar-ı müteharrik bedbahtlar'a bedel.Seni çok seviyorduk ama,bizden çok SEVEN varmış.yanına aldı.
ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.