gasteci.com
     Ana Sayfa Reklam Canlı Tv Seyret Resim Yukle Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Ordudan atılmış olmak hayatın sonu değil!
İskender Pala'nın yaşadıkları "Türk Silahlı Kuvvetleri'nde dindar bir subayın nasıl barındırılmadığı...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Perde Arkası
Balyoz Planı'nın lokomotifi Çetin Doğan, "Batı Çalışma Grubu"nu kurmuş bir paşa olarak, Çevik Bir çi...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Kürtler 10 Eylül 1979 - Birileri 12 Eylül 1980
PKK Terör Örgütü’nün ivme kazanmaya başladığı tarihler 1982-1983’lere rastlar. Kırılma n...

Harun Tokak

Harun Tokak "Analar Çocuklarınızı Atmayınız!"
Soğuk bir kış gecesi daha sona eriyor ve Moskova, sokaklarda sabahlayan kimsesiz bir adam gibi yavaş...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş MONŞER Saklı seçilmişler
“Monşer” sözcüğü Türk toplumunun kolektif hafızasında bir hitap şekli olmaktan çok öte farklı anlaml...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk On ikinci dalganın püf noktası
On ikinci dalganın ardından kopan fırtınanın püf noktası Ergenekon'un beyninin irkilmesidir. Ne ...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Sen Adammışsın Reis!
Hani Reis.. hani "parke parke taş duvarlara" baktığın günler vardı ya... Hani şu ömründen ...

Halit Esendir

Halit Esendir MAYINLARI KİMLER DÖŞÜYOR
Gün geçmiyor ki güneydoğudan mayına basarak şehit olan asker haberleri gelmesin. Özellikle günd...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut KIRILAN KOL YEN İÇİNDE Mİ KALMALI?
Siz de ‘kırılan kolun yen içinde kalması gerektiği'ne inananlardan mısınız? Eğer öyle ise, zah...

Sezai Şen

Sezai Şen DEMOKRATİK AÇILIMDA PARTİLERİN YANLIŞLAR SİLSİLESİ
Hükümetin ‘Demokratik Açılım’ olarak nitelendirdiği, daha başkalarının ise Kürt Açılımı ...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

MAYINLARI KİMLER DÖŞÜYOR

Halit Esendir Gün geçmiyor ki güneydoğudan mayına basarak şehit olan asker haberleri gelmesin. Özellikle gündemde demokratik adımların atılacağı haberlerinin çoğaldığı dönemlerde … Genelkurmay başkanı basın açıklaması yapacağı aynı güne denk getirilerek zırhlı araç havaya uçurulmakta ve basın toplantısı provake edilmektedir.. Başbakan DTP'lilerle görüşmeye niyetlenmekte bir gün öncesinden mayınlar patlatılmakta ve şehit cenazelerinini ortamında görüşmeler ertelenmekte..
Halit Esendir


Mardinde meydana gelen korucuların yaptığı korkunç vahşet sonrasında Koruculuk sisteminin kalkması gerektiği gündeme gelince hemen 3 korucu ve 2 sivil vatandaşın içinde bulunduğu minibüse mayın çarpmaktadır.(!). Koruculuğun devamından yana tavır koyan genelkurmay belki de uzun yıllardır ilk defa birisi orgeneral olmak üzere 3 generalini korucu cenazelerine göndermektedir. Ülkemizde 1000 kadar terörist olduğu söylenen bir dönemde 55 bin korucunun varlığı bir rant yöntemini gözler önüne sermiyor mu.?
Jandarma teşkilatı varken bu kadar korucu neden vardır sorusunu kimse soramamaktadır. Korucu olmayan ailelerin 1990'lı yıllarda PKK ‘lı ithamı ile güneydoğudan göçe zorlandığı ve arazilerini yok bahasına sattıkları veya el konulduğu bilinmesine rağmen yıllardır bu koruculuk sisteminin zararları neden ele alınamamaktadır. Mardin dargeçitte ortaya çıkan 2 akraba korucu ailesinin birbirini kadın kız çoluk çocuk öldürmesi sosyal bir yaraya parmak basmadı mı?
Güneydoğuda masum insanlara askerlerimize ve koruculara karşı yollara yerleştirilen mayınları PKK koydu haberleri kamuoyuna devamlı yansıtılıyor. Ancak hiç kimse sormuyor bu mayınları gerçekten PKK'mı koydu. Uluslararası değişik İstihbarat örgütlerinin bölgede cirit attığı bilinmekte ve Türkiye'yi her yönden zor duruma düşürmek için yerli adamlarını kullanabilecekleri gerçeğini neden göz ardı ediyoruz. MİT güneydoğuda meydana gelen faili meçhul mayınları kimlerin yerleştirdiğini ve amaçlarını ortaya koyamaz mı ? Marksist ve Leninist karekterli birçoğu Zedüşt zihniyetli PKK'nın kürt davasından ziyade uluslararası dengelerde yabancı ülkeler adına eylem yaptığını da göz ardı etmemelidir. PKK yaptığı mayınlı saldırılarla Türkiye'nin demokratikleşmesine ve kürtlere zarar verdiği apaçık görülmektedir.
Başbakan Tayyip Erdoğanın geçtiğimiz günlerde ‘kaç defa DTP ile görüşme için randevu vermeye niyetlensem bir gün öncesinden mayınlar patlamakta ve şehitlerin geldiği ortamda görüşme yapmaktan vazgeçmek zorunda kalmaktayım've ‘Randevu vermeyi düşündüm, ertesi gün 10 askerimiz şehit oldu. DTP'liler terör örgütüne 'terör örgütü' diyemedi. Randevu vermek için sakinleşsin diye bekledik. Tekrar bir mayın olayı ve 6 şehit. Tam bir adım atmaya karar veriyorsunuz bombalar patlıyor'benzeri ifadeleri başbakanın etrafından bile terör örgütüne bilgilerin çok seri aktığını göstermektedir.
Eski genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt ve Yeni genelkurmay başkanı İlker Başbuğun terörün sadece askeri tedbirlerle bitmeyeceğini kabullenmelerine rağmen siyasi otoritenin iç terörü bitirmede insiyatif almasını engellemek için kod adı PKK olan birileri (!) , özellikle mayınlı saldırılarla engellenmeye çalışılmaktadır. Üstelik bunlar PKK'nın saldırmazlık süreleri içinde olmaktadır. O zaman bu mayınları kimler ne maksatla koymaktadır. Geçenlerde Mahir Kaynak'ın ‘Türkiye'ye karşı yürütülen operasyonun kod adı PKK'dır' iddiası bir çok gerçeği gözler önüne sermektedir.
Normal askeri birliklerin ülke içindeki terör olaylarında kullanılmaktan süratle vazgeçilerek terör örgütlerine karşı sadece jandarma özel timleri ile polis özel timleri kullanılmalıdır. Halk her gün karşısında kendi askerini savaşır bir
ortamda görmemelidir. Güneydoğudaki bazı yerlerde uygulanan güvenli bölge uygulaması kaldırılmalı normal askeri birlikler kışlasına çekilmelidir. Sivil insiyatif halkın isteklerini göz önüne alarak teröre kayabilecek olan gençlere iş sahaları açarak güneydoğuda yatırımlara teşvikler vermelidir. Son açıklanan paket bu konuda ümit verici bir açılımdır.


13.Haziran.2009 22:21:46

Puan: 3.5/5 (52 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   Sabotajcılık ve kışkırtıcılık yapıyorlar !
Uzun süredir odatv'yi, Soner Yalçın'ı takip ediyorum..bütün işleri; devlet ve millet adına olumlu her iş ve icraata bir kulp takarak, pislik atarak karalamak..Çalışan, üreten, hizmet eden, yurtsever insanlara iftirayla aşağılamak..tehdit, şantaj, muhbirlik..Böyle yayıncılık, gazetecilik, yazarlık olur mu ? Ne Basın Konseyi, ne TGC veya ÇGD hiçbiri adamı ne kınıyor; ne durduruyor!..1980 öncesi de, hatta sonrası da Doğu Perinçek, kendi yayın organlarında birtakım insanları yalan-yanlış iftiralarla hedef gösterirdi; bir süre sonra da o kişiler öldürülür, ölü bulunurdu..Aynı alışkanlık, aynı yöntem ve taktik!..Soner Yalçın ve ekibi..Resmen devlete, Emniyete, askere meydan okuyor! Arkalarında Mümtaz Soysal ve partisi, bazı asker, MİT'çi var!..
   Dil ve Din üzerinden vurdular asıl !
Kürtçe yayın yapan yayın organlarının ve yayınlanan Kürtçe güncel kitapların büyük çoğunluğu; ateist, Maksist, Zerdüşt, putperest ve Hıristiyani çizgide...Halbuki Kürt vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu Müslüman ve Şafii mezhebinden..Kürtlerden son 20-30 yıl içinde yetişen gençlerin büyük çoğunluğu sözkonusu İslam ve din karşıtı yayınların etkisinde kalmış durumda..Devlet'in, Diyanet'in de bu konuda çok büyük gafleti ve ihmali olduğu kadar dini cemaatlerin ve yayınevlerinin de büyük ihmali var...Şu anda Türkiye’de Kürtçe olarak yayımlanan günlük, haftalık, aylık, üç aylık bazı dergi ve gazetelerin isimlerini buraya kaydetmek istiyorum: Avesta, Azadiya Welat, Banga Heq, Bawerî, Bîr, Çira, Dema Nû, Deng, Esmer, Jiyan, Mizgîn, Munzur, Nûbihar, Roja Kurd, Serbestî, Tîgrîs, Tîrêjên Tamara, Tîroj, Vesta, Zend vs. Bu yayınların bir kısmı sadece Kürtçe, bir kısmı da Kürtçe-Türkçe olarak neşrediliyor. Kürt dili ve Kürtler konusunda kitap basım-dağıtım işi yapan Kürtlere ait yayınevleri de bir haylidir. Bunlardan; Alan, Aram, Arya, Avesta, Berfin, Beybûn, Çetin, Deng, Dilan, Doz, Fırat, Hêvî, Komal, Koral, Lîs, Melsa, Mem, Müjde, Nûbihar, Nûjen, Öz-Ge, Pelêsor, Pêrî, Sîpan, Tevn, Vate, Welat vs. gibi onlarca isim sayılabilir. (odatv)
   alo-ergenekon hattı kurulsun !
Resmi veya sivil çok sayıda insan Ergenekon Silahlı Terör Örgütü(ESTÖ) kapsamında değerlendirebilecek olan çok önemli, bilgi ve belgelere, birtakım ilgili olaylara şahit..Ancak korkusundan, can veya mal güvenliği endişesinden ya da bürokratik işlerin uzama ihtimalinden dolayı bunları ilgililere ulaştıramıyor..Veya bazıları kime, nasıl ulaşılacağını bilmiyor..Bence ESTÖ Savcılığına bağlı olarak acele bir "alo-ergenekon" telefon hattı, e-mail veya adres hattı kurulması, verilmesi lazım.Önemli bu.
   Bu ödüller kimlere, niçin verilir?
Herkes Çevik Bir Paşa'nın 28 Şubat günlerinde elinde lions bayrağı salladığını hatırlar da bunu nasıl hatırlamaz?..Daha Dün Gibi: Kavaklıdere Lions Kulübünün 2005-2006 dönemi ''Güçlü, Onurlu ve Aydınlık Türkiye İçin Gerçeği Yansıtanlar Onur Ödülleri'', ATO Toplantı Salonu'nda düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Törenin açılış konuşmasını yapan ATO Başkanı Aygün, kendi söylemlerinin ''sağıyla, soluyla'' aynı olduğunu belirtti. KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın törene katılamaması nedeniyle ödülünü KKTC'nin Ankara Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç, eski Bakan Kamran İnan'dan aldı. Ödülünü eski bakanlardan Selahattin Babüroğlu'ndan alan Malatya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, Cumhuriyet'in 83. yılını doldurduğunu, ancak ''başta laiklik olmak üzere temel değerlerin tehlike altında olduğunu'' savundu. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay ise ödülünü eski Milletvekili Uluç Gürkan'dan aldı. Bernay, ''Yetiştirdiğimiz öğrenciler dağda çobanın yaktığı ateşi şafağa çevireceklerdir'' diye konuştu. Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç'tan ödülünü alan emekli Orgeneral Hurşit Tolon ise ''Ulu Önder Atatürk'ün üniformalı resminin TBMM'den indirilmeye, resmi dairelerden kaldırılmaya çalışıldığını'' ileri sürdü..Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'ndan ödülünü alan Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Cumhuriyet'in dün olduğu gibi bugün de korunacağını kaydetti. Eski Bakanlardan Şerif Ercan'dan ödülünü alan Sinan Aygün ise AK Parti'nin bu çoğunlukla Cumhurbaşkanı'nı seçemeyeceğini savundu. Aygün, seçimlerden sonra CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Başbakan, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de Başbakan Yardımcısı olacağını iddia etti.Eski Milletvekili Kemal Palaoğlu'ndan ödülünü alan Gazeteci Yazar Tuncay Özkan ise, ''Mustafa Kemal'i sevmek için Kamran İnan olmak gerek, Mustafa Kemal'i sevmek için Sabih Kanadoğlu, Hurşit Tolon, Tuncer Kılınç, Vural Savaş olmak gerek'' dedi. CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç'tan ödülünü alan Gazeteci Kurtul Altuğ ise Cumhuriyet'in ilk çocuklarından olduğunu söyledi. Altuğ, ''Hayatımın hiç bir döneminde bu kadar sıkıntılı ve üzüntülü günler geçirmedim'' dedi. Törenin ardından ödül alanlar 10. Yıl Marşı'nı seslendirdiler. AA: 14 Mayıs 2006.
   Diyanet; ne yapıyor-yapmıyor ?
Diyanet; ülkeyi sapık tarikatlara, misyonerlere, satanistlere teslim etti...1-Diyanet yetkilisi, 10 bin imam-hatip açığı olduğunu, Ramazan’da bu açığı emekli imamlarla tamamlayacaklarını söylüyor. Ya Ramazan’dan sonra?..Yüzbinlerce İHL ve İlahiyat F. Mezunu boşta geziyor..70-80 KPSS ile beklemede..Diyanet neden bir 10 bin imam-hatip almıyor?..Camiler ve Kur’an kursları Hizbullaha ve tarikatlara mı bırakılıyor? 2-Yetmiş-80 bin Diyanet kadrosunun yüzde 5’i bile kadın değil..Halbuki toplumun yarısı kadın..Kadınlar; din cahili..Genelde hurafelerle boğuşuyor..Ya da bazı tarikatlara teslim..Niye Diyanet; bir 30 bin kadın vaize almıyor?..Neden daha fazla kız-kadın Kur’an kursu açılmıyor?..Niye camiler, sadece erkek camii?..Neden camiler kadın, genç ve çocuklara teşvik edilmiyor?..Neden milyarlık camiler; konferans salonu, kütüphane, video-internet film, belgesel gösteri salonu gibi çok fonksiyonlu kullanılmıyor?.. 3-Diyanet, neden dini camilere hapsetti?..Din görevlileri neden halkın içine karışmıyor? Evlenme-boşanma problemi yaşayanlar, iş-eş-aş-evlat problemi yaşayanlar, zararlı alışkanlıklarla kıvrananlar neden Diyanet’i, din görevlilerini o kadar ilgilendirmiyor?..Böyle sıkıntılı, problemli insanlar; neden misyonerlerin, sapık tarikatların ve satanist örgütlerin kucağına itiliyor?..Din görevlileri; neden çağın anlayışı içerisinde yeterince öz güvenli, sempatik, sosyal değiller?.. 4-Diyanet, neden camileri sahip çıkmıyor?..Çoğu caminin sahibi, bir sahibi yok!..Çoğu cami, yol geçen hanı gibi..İstanbul-Sünbül Efendi veya Fatih Camii, Aydın-Bey veya Ramazanpaşa Camii gibi; camilerin doğru dürüst ya kapısı yok, ya da yol olarak kullanılıyor..Bu yüzden caminin içinde; avlusunda, hazresinde her türlü halt işleniyor!..Din görevlileri, sadece namaz kıldırma memuru mu?.. 5-Diyanet, neden komunist sisteme geçti, her şeyi merkezileştiriyor?..Kendi personelini yetiştirmek daha mı zor?..Neden ezanlar, vaazlar merkezi sistem oldu?..Diyanet, kendi personelini güvenmiyorsa; eğitsin, değiştirsin, gençleştirsin, yaşlıları emekli etsin vs..Diyanet; personelini para ve sendika tartışmalarına bulaştırıp birbirine düşürdü.. 6-Diyanet; Fatih, Sultan Ahmet, Selimiye Camii gibi her gün binlerce yabancı turistlerin de uğradığı tarihi, büyük(ulu), selatin camilere; neden birkaç yabancı dili, o camii ve İslam’ı iyi bilen, ifade edebilen, sunumu güzel, sempatik tercüman din görevlileri atamıyor?..Yerli ve yabancı turistler; bilhassa tarihi camilere girince o caminin din görevlileri konuklarla neden ilgilenmiyor; bir şeker, gül suyu, kitap-broşür-DVD vermiyor?..Niye çoğu camiler, namaz vakitleri dışında kapalı, din görevlileri ortalıkta yok!..Camiler herkese açılmalı, herkesin uğrak ve nefes alma yeri olmalı.. 7-Neden Müslümanlar nikahlarını camide veya caminin bir bölümünde kıydıramıyor? Neden müftüler, nikah kıyamıyor?..Onlar da devlet memuru; onlar da devletin lise ve üniversitelerinden mezun, KPSS ve diğer sınavlarla işe alınıyorlar?..Ülkemizde Hıristiyan veya Musevi T.C. vatandaşlarımız; nikahlarını kendi mabetlerinde kıydırabiliyorlar ama..Bu ayrımcılık, laikliğe ve Anayasa’ya da aykırı; bir an önce giderilmeli..Ve evlenme yaşı da 18’den 15’e çekilmelidir..Her yıl binlerce genç, 18 yaşından önce birbirlerini kaçırdıkları, kaçıp beraber oldukları için, 18’inden önce evlendikleri için mahkemelik oluyor; cezaevlerinde yatıyor?!.. 8-Önümüzde Ramazan ayı var..TV’ler başka malzeme olmadığı için yine ya Çağrı filmini koyacaklar ya da Ömer Muhtar !..Peki filmler çekileli, gösterime gireli kaç yıl oldu ? Yaklaşık 30-35 yıl..Bu filmlerin yönetmeni de sanırım Müslüman değildi..Ama çok beğenildi..Bu zaman içerisinde çok büyük gelişmeler oldu..Komünist sistemler dağıldı..Teknoloji çok gelişti..Dünya değişti…Ama bizim Diyanet, bizim İslam dünyası değişmedi bir tek..Diyanet Vakfı, katrilyonlara hükmediyor..Neden bir film, belgesel platformu, stüdyosu kuramadılar? Neden İslam’ı, Kur’an’ı, İslam tarihini, İslam büyüklerini anlatan veya onlardan önemli bir olayı, kesiti anlatan doğru-dürüst evrensel nitelikli bir film çekemediler, çektiremediler!..Şimdi de İKT Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Türk!..57 İslam ülkesinin başında!..Haddi-hesabı olmayan servete sahip Arap, petrol ülkeleri, petrol şeyhlerinin ülkeleri de hep içinde…Neden onlarca, yüzlerceyi bırakın; birkaç çok nitelikli filmleri yok?..Bunu da mı dış güçler engelliyor?!..Konuşmaya gelince konuşuruz; “en iyi Müslümanlık bizde” diye!..İslam dünyası ve Türkiye; hala cahiliye dönemini yaşıyor; ama bir şeyler yapmayız!..İşte İslam dünyası; sefaletin, fukaralığın, cehaletin, adaletsizlik ve zulmün haddi hesabı yok!..Bakın, bugünlerde demokratik açılım ve kardeşlik projesi konuşuluyor; Diyanet ne yapıyor peki?!..Diyanet’in ne projeleri var?.. 9-Diyanet, yıllardır camilerden para toplar..Niçin? Caminin bitmeyen ihtiyaçları için..Müftülük binası, din görevlilerinin lojmanı, caminin boyası-kliması, mermerleri, caminin tuvaleti, şadırvanı, minaresi için..Ama camilerin yüzde 90’ında kadınların rahatça abdest alabilecekleri, namaz kılabilecekleri bir yer yoktur..Asıl üzücü olan; yıllardır toplanan bu paralarla cemaatin yetiştirilmesi, bilgilendirilmesi, eğitilmesi için bir şey yapılmamaktadır..İmamların, müftülerin çoğunun evinde TV, plazma TV, internet vardır; ama bunları camiye getiremezler!...Caiz mi değil yoksa bu araç gereçler?!..Şimdi Ramazan geliyor!..Niye bütün camilerde teravihten sonra, Cuma namazlarından, kandil gecelerinde yatsıdan sonra Diyanet; cemaatten topladığı o paralarla cemaate ücretsiz dini, İslami kitaplar, dergiler, VCD’ler dağıtmaz?..Neden binalara, çifte minarelere, iki-üç Şerifeli minarelere, lüks avizelere harcanan paralar; cemaatin ve onların çocuklarının yetiştirilmesinden, bilgilendirilmesinden, eğitiminden esirgenir?..Bu nasıl bir kafadır?..
   Çok Tehlikeli Gelişmeler !
Bugün Hollan'da da bir işadamımızı daha öldürdüler..Böylece Avrupa'da bir haftada 4 işadamımız öldürüldü!..Başbakan acele Hollanda'ya gitmeli !..Sayın Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız hemen bu akşam, bu gece acele Hollan'ya gitmeli, sonra da Belçika'ya !..Bu devlet ciddiyetidir..Büyük, onurlu devlet, millet olmanın gereğidir..
   Zaman; 200 bin okur kaybetti !
Ekrem Bey dimdik ayakta; tasfiye edilecek gazeteleri ve gazetecileri tartışıyor: Yaz dönemi kabusu bitiyor..Ekrem Bey, Zaman'ın yaz döneminde 200 bin okur kaybını izah etmeli.Zaman bağımlılık yapsa, yaz tatilinde de öğrencisi-öğretmeni yine okurdu..her yerde bayi var..var ama, çoğunda Zaman bulunmuyor! 3-5 bin tirajlı gazeteler var bayide, Zaman yok!..Ekrem Bey, bence yeni dönemde bayi satışını da artırmalı.Sokaktaki vatandaş, "bugün Zaman ne yazmış" diye merak etmeli.Zaman; farklı çevrelerden yeni yazarlar da kazanmalı.Zaman; hafta içi pek aile, çocuk, genç gazetesi değil! Zaman son derece bilgili, kültürlü, aydın bir kesime hitap ediyor; ama eğitim, üniversite, gençlik, çevre, kadın, bilim haberleri çok az!..Ekrem Bey, yerli-yabancı ilginç haber yorumcuları olacağını söylemişti; ama pek göremedik..Kendi muhabir ve yazarları da silik...Örneğin Zaman'ın Başbakan, Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı, Diplomasi, Diyanet, Eğitim, Sağlık, Güvenlik muhabirleri kim; bilen, tanıyan var mı?..Haber kaynakları tanıyorlar mı?...M. Nedim Hazar, Bülent Korucu, Mehmet Kamış, Hamidullah Öztürk, Mehmet Yılmaz, Abdülhamit Bilici, Kadir Dikbaş..Bence bu yazarlar hiç tutmadı, 100 yıl geçse de tutmaz..Derinlik, karizma, sosyalite, istikrarlı yazma yok..Keşke bu kişiler; sadece haber, özel haber yazsalar!..Zaman'ın, Mustafa Ünal'dan başka çok güncel yazan yazarı da yok aslında..Münzevi yazarları var Zaman'ın; kendi dünyasında derya; Ali Çolak, Ahmet Selim, Ali Ünal, Hekimoğlu İsmail...Peki neden bu yazarlar; aydın, kültür, sanat platformlarında yer almazlar?..Ahmet Selim'i, Ali Ünal'ı, Fikret Ertan'ı canlı gören, okurlarıyla gören, Kitap Fuarlarında gören kaç kişi var?..Zaman, hala çok dar dairede ve kesinlikle Fethullah Gülen Hocaefendi'nin derin, geniş ufkunu yakalayamadı, yarısını bile yakalayamadı..
   Çözümün manevi yanı unutulmamalı !
Güneydoğu ve terör meselesi, 150-200 yıldır, bilhassa da 25 yıldır içine düşürüldüğümüz büyük bir fitnedir..Bunda dış güçlerin ve münafıkların rolü ve etkisiyle beraber hepimizin, devlet ve hükümetlerimizin de hataları, ihmalleri, gaflet ve hatta hiyanetleri olmuştur, olabilir..Hiçbirimiz masum değiliz..Çuvaldızı başkalarına batırmadan ve faturayı birilerine kesmeden önce iğneyi kendimize batıralım, kendi sorumluluklarımızı da düşünelim..Artık bugün dönülmez ufkun akşamındayız..Can kayıpları bir tarafa; son 25 yılda terörle mücadeleye ve maddi kayıplara 450 milyar dolarımız gitti..Bu paralar yatırıma ve ülke kalkınmasına harcansaydı; şimdi çoktan milli geliri 40-50 bin dolar olan Norveç, İsviçre gibi bir ülkeydik..Türk-Kürt, bu refahtan hepimiz payımızı alacaktık..Şimdi her kesim iyi niyetini ortaya koymalı, ilk defa bu kadar güçlü devlet iradesinin arkasında durmalı; bu fitnenin defi için herkes nefsine veya kişisel, parti çıkarlarına rağmen bir adım atmalı, feragatta bulunmalı..Hükümet; sorunun çözümü yolunda dayatmadan, herkesi dinleyerek ve çözümün içine katarak her türlü maddi enstrümanları kullanmalı, işin gereklerini yerine getirmeli..Ancak her şey, Allah dilerse olur!..Allah’ın dediği olur!..Bu nedenle ilahi iradeyi de harekete geçirecek manevi mekanizmaları da devreye sokmamız gerekir..Bir defa Allah’ın bize ve ülkemize vermiş olduğu nimetlerin kadrini, kıymetini bilebildik, bunları doğru olarak kullanıp değerlendirebildik mi?.Yoksa kanaatsizlik ve nankörlükle, inat ve inkarcılıkla, şükürsüzlükle bütün bu nimetleri, güzellikleri bize veren Allah’a isyan mı ettik?..Cehalet ve sefalet karanlığında kalıp Allah’ın aydınlatıcı nurundan, vahyinden uzak mı düştük?..İslam ahlak ve terbiyesini, insanlığı ve medeniyeti önemsemeyerek kendimizden, köklerimizden ve özümüzden mi uzaklaştık, anlaşılması zor, tuhaf insanlar haline mi geldik?..Sevgi, hoşgörü, barış, merhamet, cömertlik, fedakarlık, çalışma, himmet ve gayret dininin mensupları olarak bugün neredeyiz, nerede duruyoruz?..Hepimiz, her birerimiz bu muhasebeyi mutlaka yapmalı; artık bir silkinip toparlanmalıyız..Ömür kısa..Dedikoduya, gıybete, husumete, boş işlere, anlamsız atışma ve kavgalara vaktimiz olmamalı..Yazık oluyor hepimize..İşte bu muhasebenin tam zamanı; çok mübarek ve kutlu bir zaman dilimindeyiz..4-5 gün sonra Ramazan ayına giriyoruz..İşte fırsat, bu fırsat deyip; hepimiz, her birerimiz; Cumhurbaşkanından, Başbakanına, Genelkurmay Başkanından, parti liderlerimize ve vatandaşlarımıza 40 gece kalkalım; gözyaşları içinde bu fitne ve fesadın sona ermesi için Allah’a yalvaralım, yakaralım; samimiyetle gözyaşı dökelim..İşin bu yönünü, çözümün ilahi ve manevi boyutunu asla ve asla ihmal etmeyelim..Yoksa yine kan, gözyaşı, haset, kin ve nefret cehenneminde yaşamaya veya anlamsızca ölmeye devam ederiz…Topyekün, milletçe tövbe edelim..Hatta ismen birbirlerimize, hiç sevmediğimiz Müslümanlara, insanlara bile dua edelim..Hidayet, af ve afiyet dileyelim..Asırlık günahlarımız, hatalarımız, zulümlerimiz, ihmallerimiz ve gafletlerimiz için...Allah; Kur’an’ında, ferdi olduğu kadar; topyekün kopmaz ipine sarılmamızı ve topyekün olarak da dua ve tövbe etmemizi istiyor..Ve O’nu çok anın buyuruyor!...Şimdiden Ramazan ayınız; gecesiyle gündüzüyle mübarek oldun; Allah ibadet, dua ve tövbelerinizi kabul buyursun!..
   Kim bunlar ? Mason, Rotaryen...
Peki nasıl Atatürkçü ve ulusalcı bunlar ?..Bana Göre: Atatürkçüler de Yargılanabilmeli ! ANAÇEV,Bakanlar Kurulu’nun 21.10.1997 tarih, 97/10120 sayılı Kararı ile "Kamu Yararına Kurulan Vakıf" olma hakkını kazanmış.ANAÇEV Kurucular Kurulu:Prof.Dr.Mehmet HABERAL, Prof.Dr.Necla ARAT, Birten GÖKYAY, Oktay POYRAZ, E.Aysel DURAL, Olcay GÖKER AKSOY,Prof.Dr.Türkan SAYLAN,Ferihan GÜRSOY, F.Mehpare ÇELİK, Gülseven YAŞER, Yüksel ERİMTAN,Hasan Ali ACAR..Bilim ve Danışma Kurulu Başkanı: Yekta Güngör ÖZDEN. Atatürkçüler de vergi versin! Atatürkçüler de askerlik yapsın! Atatürkçüler yargılansın!
   Gladyo sahasının yedekleri
Ruhat Mengi ve Uğur Dündar, yeni bir kullanılıp atılacak malzeme buldu: Abdüllatif Şener! Mehmet Bekaroğlu'nu tükettiler!..Yaşasın Aldüllatif Şener!..Numan Kurtulmuş'u tükettiler!..Yaşasın A. Şener!..Yaşar Okuyan'ı, Sadettin Tantan'ı tükettiler; Hüsamettin Cindoruk, mason üstadı Süheyl Batum, Yaşar Nuri Öztürk yine ısınma turlarında!..Politika: Dindarları, Müslümanları kendi içlerinden vurmak!..Aslında çok eski bir yöntem!...Ama halk da uyandı yani..Yemiyor artık...Pis kokuyor!..
   ahmet
şimdi sayın esendir pkk da olmasa türkiye nasıl kısır döngünün içinde tutulacak ülkemizi az uzaktan izleyen birileri ülkemizi kilitlemenin yollarını çok kolay bir şekilde öğrenebilir ve yıllar önce de bu öğrenilmiş ve kilit üstüne kilit vurulmuş girift bir bilmece gibi birisini çözseniz diğeri öbürünü çözseniz öbürü öne sürülmekte bu kilitleri çözmenin yolu bunların birer kilit olduğunu ve anahtarlarının olduğunu kabul ederek başlamaktan geçmektediranahtarı bulduktan sonrada kilitleri açmak çocuk oyuncağı olacaktır

Halit Esendir Arşivi
MAYINLARI KİMLER DÖŞÜYOR 13.Haziran.2009
JİTEM + KONTRAHİZBULLAH + PKK= ERGENEKON MU ? 01.Mayıs.2009
Susurluk trafik kaza raporu Ergenekon'u gösteriyor... 10.Kasım.2008
Güneydoğu'da PKK'nın Ergenekon'u işbaşında... 22.Ekim.2008
Deniz Feneri Almayna Türkiye savaşı 29.Eylül.2008
Jandarma teşkilatı sivil ve askeri olarak yeniden yapılandırılmalı... 04.Eylül.2008
Şuradan sürpriz çıkmadı 13.Ağustos.2008
Şura öncesi generallerin iktidar mücadalesi 25.Haziran.2008
Jandarma’da yetki karmaşası 18.Haziran.2008
Kemalizm 38de kaldı yaşasın Kenanizm 31.Mayıs.2008
İç terörden kim sorumlu ? 07.Haziran.2007
Cumhur Başkanını seçebilmelidir 22.Mayıs.2007
E-muhtıra sonrası 5+5 11.Mayıs.2007
NEVZAT YALÇINTAŞ DA CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMALIYDI 02.Mayıs.2007
KURMAY ALBAYLARA GENERALLİK YOLU AÇILMALI 11.Nisan.2007
Çankaya’da kimler olmalı 23.Mart.2007
Halk Erdoğan’ı Başbakan görmek istiyor 11.Mart.2007
İktidar faizcilere niçin direnemiyor? 26.Şubat.2007
Rüşvete karşı döner sermaye sistemi... 16.Şubat.2007
MİT YASASI YENİLENMELİ 06.Şubat.2007
ÇANKAYA BÜYÜSÜ BİTMELİ 02.Ocak.2007
ALEVİLER DE DİYANET'DE TEMSİL EDİLMELİ... 15.Aralık.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...

Acun Ilıcalı, Yetenek Sizsiniz finali ile ekranlara kitledi. İşte görme özürlü Bilal'i finale taşıyan, Emmoğlu...

MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU

İftar saati için stüdyoya giren Müslüm Gürses ATV Ana Haber'de ezan okudu

BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!

ATV'de bir programda şarkı söylemeye başladıktan sonra televizyon fenomeni haline gelen 10 yaşındaki Berna Karagözoğlu'nin 2005 yılında, yani 5 yaşındayken çekilmiş görüntüleri youtube.com da yayınlandı.

EVRENESOĞLU'NUN ALLAH İLE KONUŞMA ANI!

İskender Evrenesoğlu'nun bir müridi için Allah ile iletişime geçme görüntüleri 'simsarcılığın da bu kadar' dedirtiyor.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BİLAL BABA EMMOĞLU İLE FİNALDE...
» BAŞBAKANA LAF ATIYORLARDI Kİ, NTV YAYINI KESTİ
» BAYRAMINIZI ZEHİR ETMEYİN
» İLKER BAŞBUĞ 4 ŞEHİT ASKER İÇİN NE DEDİ?
» MÜSLİM GÜRSES EZAN OKUDU
» BU MAYINLARI KOMUTAN YERLEŞTİRDİ!
» BERNA KARAGÖZOĞLU BEŞ YAŞINDAYKEN ŞARKI SÖYLÜYOR!
» GÜNÜN KLİBİ... BENDE YETİM BİR KIZIM!
» GÜNÜN KLİBİ... MUSTAFA YILDIZDOĞAN'DAN SÜPER ŞARKI
» İdiz Yatak Odasından Bildiriyor
gasteci.com © 2008